İstanbul Maratonu | Project 42for42


Prolog

Volt Floyd zihinlerinden çıkan bu yeni proje ile koşu kültürünü yaymaktan çok oluşturmaya talibiz. 42for42’nin biz şehir koşucuları için bir dönüm noktası olması amacındayız. Her yıl kasım ayında düzenlenen İstanbul Maratonu, kıtaları birleştirmesiyle ile ünlü ama insanları bir araya getirmesi yönünden sınıfta kalan bir organizasyon.

Biz Volt Floyd olarak insanların hayatında en az bir kez bir maraton deneyimlemesini düşünenlerdeniz. Bu düşüncemiz ışığında daha fazla insana ulaşmak için 42for42 projesini hayata geçiriyoruz. En önemli motivasyonumuzu ise, kendi ülkemizdeki maraton algısını ve kalitesini geliştirmek olarak konumlandırdık.

İddia

42 kararlı insan, İstanbul Maratonu’nun potansiyelini ortaya çıkarmak için bu projeye dahil olacak. Bu arada 42 sayısı sembolik bir sayı bizim için, bu kişi sayısı daha da fazla olabilir.

Yıkmaya çalıştığımız en büyük algılardan biri “İstanbul’da maraton koşulmaz.” algısı. İstanbul’un dünya şehirlerinin hiçbirinde olmayan kıta değiştirme özelliği maalesef maratonun tek dişe dokunur özelliği. Biz kendi şehrimizin maratonunu kendi insanımıza maalesef anlatamıyoruz. Çünkü koşan insanlar ile koşmayan insanlar arasında bir alfabe, bir dil farkı var. Bu yeni alfabeyi biz koşu kültürü olarak adlandırıyoruz. Yapmaya çalıştığımız ise bu alfabeyi kullanarak daha fazla insanın birbirini anlaması. 42for42 projesi ise bu süreçte bir çok kişiye bu kültürü kazandırmak için ortaya konuldu. Maraton geliştirme raporunu da bu alfabeden yola çıkarak oluşturduk ve yetkili kişilerin dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.

Maraton koşan bir insan finiş çizgisinden geçtikten sonra büyük bir mental değişim içine giriyor. İddia ediyoruz ki 42for42 projesi bu değişimi diğer insanlara aktarabilecek bir araç hatta geniş çaplı bir deney olacak.

Planlama

Haziran 2018 ayının başından beri bu fikri projeye çevirmek için üzerine çok düşündüğümüz bir süreç geliştirdik. İlk etapta Volt Floyd koşucularına bu projenin ne olduğu ve ne gibi sonuçlar doğuracağını anlattık. Bu projenin bir parçası olmak için hem İstanbul hem de İzmir’de insanlar büyük bir heyecan içerisine girdiler. İlk yaptığımız işlerden biri vakit kaybetmeden olabildiğince çok insanı maratona kaydetmek oldu. Ardından an itibariyle devam eden ve maraton sabahı nihayete erecek bir antrenman programı uygulamaya başladık.

Maraton günü gelene kadar mümkün olduğunca çok insana bu projemizi aktarmak ve interaktif olarak gelişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Yani son günde bile katkı yapacak bir fikir bu projeye entegre olacak şekilde bir planlama çalışması yapıyoruz.

Start verildikten sonra ise 42 farklı kişi değil de tek bir kişiymiş gibi yekpare işleyen bir çarklar düzeni devreye girecek. Bu dakikadan sonra 42km koşan maratoncularımıza , bisikletli ekipler malzeme ve moral desteği verecek. Parkurun belli başlı bölgelerine konumlandırdığımız “pacer” koşucular onlarla birlikte koşup hızlarını ve motivasyonlarını üst düzeyde tutmalarını sağlayacaklar. Gruplara ayırdığımız maratoncuları harita üzerinden takip etme imkanımız olacak. En önemlilerinden biri de Gülhane Parkı çıkışındaki kuracağımız cheer zone olacak. Koşularını bitiren herkes bu noktaya toplanıp, yarışın son kilometresi için ekstra destek güç olacaklar. Bu nokta bizim karakterimizi en çok yansıtacağımız nokta olacak.Maraton ne kadar zor olursa olsun, 42km boyunca tek bir koşucumuz bile yalnız kalmayacak.

Bunlara ek olarak her koşucumuz için maratonda neler yaptığına dair bir M-Tag (Marathon Tag) hazırlamayı planlıyoruz. Bunu bir maraton künyesi olarak düşünebilirsiniz. Hangi kilometrelerde ne kadar jel kullandı? En çok nerede etkilendi? Unutamadığı bir an var mıydı? Bütün istatistiki bilgilerini de barındıran bir maraton hikayesi. Bir sonraki yarışı için bir motivasyon, koşu kültürünü desteklemek adına yapılmış bir ulaştırma ve birleştirme aracı olarak da düşünebilirsiniz.

İşin en güzel yanı da bu planın halen geliştirilebiliyor oluşu. Her şeyin herkese açık ve şeffaf bir şekilde ilerlemesi için düzenlenmiş bir maraton hikayesi aslında.



Etki

Hiç birimizin elinde sihirli bir değnek yok maalesef. Ama yaratmaya çalıştığımız etkinin biraz sihirli biraz mistik ve biraz da kahramanca bir yönü var. Koşan insanların kinetik enerjiyi , sinerjiye ve ilhama nasıl çevireceğimizi zaman içinde göreceğiz. Bu enerji değişimi gelecek yıllarda maratona katılan kişiler için bir ilham kaynağı bile olabilir. Asıl soru biz kendimizi değiştirmeye başlamışken, maraton kendini değiştirebilir mi? Bizim etki etmek istediklerimizin başında maratonun karakteri geliyor.

Ne kadar çok insan takip ediyorsa bir maraton o kadar değer taşır bizim düşüncemize göre. Yıllardan beri süregelen parkur değişebilir, belki daha fazla reklam bütçesi ayrılabilir ya da insanları koşmaya yöneltecek aktiviteler artabilir.

Şikayet etmekten çok harekete geçen bir topluluk olma özelliğini gösteren Volt Floyd, üzerine düşeni fazlasıyla yapmaya istekli ve kararlı. Bu istek ve kararlılık ile birlikte , insanların bakış açılarını değiştirmek için bize gelecek her türlü geri bildirim ve yardımlara ise her zaman kapımız açık.

Bir kişiye dahi ulaşabilirsek, bir kişiye dahi koşmayı sevdirebilsek bile, büyük bir zaferdir bizim için. Binlerce zaferin hayali bile şimdiden büyük mutluluk verici.


Maraton Geliştirme Raporu



Güzergah


42 Maraton güzergahı maalesef uzun bir yarış olan maratonu sıkıcı hale getirmek için özellikle seçilmiş gibi. Maraton eğer bir festival havasına dönerse hem yurt içinde hem de yurt dışında daha geniş yankı bulur. Bunun için ön gördüğümüz alternatif rotaları aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

1.Rota
Beylerbeyi - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü - Beşiktaş - Bebek - İstinye - Tarabya - Kireçburnu - Tarabya - İstinye - Bebek - Beşiktaş - Dolmabahçe - Vodafone Park.

2.Rota
Beylerbeyi - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü - Beşiktaş - Bebek - İstinye - Tarabya - İstinye - Bebek - Beşiktaş - Karaköy - Eminönü - Gülhane Parkı - Sultanahmet.

3.Rota
Beylerbeyi - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü - Beşiktaş - Bebek - Baltalimanı - Emirgan Sonu - Baltalimanı, Bebek - Beşiktaş - Karaköy - Eminönü - Balat - Eyüp Sultan - Balat - Eminönü - Gülhane Parkı Sultanahmet.

Eğlence İstasyonları


Parkur boyunca insanları eğlendirecek motive edecek sahneler kurulması gerektiğini düşünüyoruz. DJ performansları, amatör veya profesyonel müzik grupları veya akrobasi grupları ile yarışın daha zenginleştirilmesini gerektiği fikrindeyiz. Yurt dışında deneyimlediğimiz maratonların çoğunda bu bahsettiğimiz eğlence sahneleri kurulmakta ve koşucuları her an moral olarak üst düzey tutmaktadır.

Aşağıda Berlin Maratonu referans alınarak hesaplanmış eğlence istasyonları yeterlilik grafiği verilmiştir. Berlin 47, Stockholm 22, Marine Corps 27, İstanbul ise 6 eğlence istasyonu ile gerçekleşmektedir. İlgili kaynakların linkine maraton logolarına tıklayarak ulaşabilirsiniz.

  • Berlin Marathon100%
  • Stockholm Marathon22%
  • Marine Corps Marathon27%
  • Istanbul Marathon6%

Mesafe Klasmanları


Türkiye’de yol yarı maratonlarının ve yine aynı şekilde maraton koşanların sayısının da az olmasından dolayı 21K yarı maraton yarışı, 15K yarışı yerine düzenlenebilir.

15K koşabilen veya koşmaya aday olan insanlar 21K mesafesini rahatça bitirebilirler. 15k mesafesi maalesef 10K,21K ve 42K kadar kabul gören bir mesafe değildir. Bu açıdan da İstanbul'da hem bahar ayında yapılan yarı maratona bir alternatif getirilmiş olur hem de Kasım maratonunun karakteri daha üst seviyelere çekilmiş olur.

Aşağıda Avrupa'nın en büyük maratonlarının 42K dışındaki yarış mesafe klasmanları listesi verilmiştir.

Halk Yürüyüşü


Halk yürüyüşünün yarış gününden tamamen çıkartılması veya yarış gününden bir gün önce yarışın da pazarlama elementi olarak yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu şekilde insanlar aileleriyle güzel bir gün geçirirken, bir yandan da şehri ertesi gün koşulacak olan maratona hazırlarlar. Pazar sabahı dahi yarıştan bihaber olan İstanbulluların en azından dikkatini çekecek bir etkinliğe dönüştürülmesi , bütün şehir için olumlu bir gelişme olur.

Tahmini Hedefe Göre Sıralama Sistemi


Yarış öncesi kayıtlarda insanlardan hedef süreleri alınabilir. Bu hedef süreleri alınırken koşucunun daha önce koştuğu yarışlardan teyit etmesi istenebilir.Yarış günü ise bu bilgiler ışığında insanlar hedef sürelerine göre hızlıdan yavaşa olacak şekilde sıralanabilir. Bu iş özellikle start alanında görevliler tarafından kontrol edilerek hayata geçirilmelidir. Karmaşıklıklar veya karışıklıklar olmaması adına hız grupları arasına şeritler çekilebilir.

Madalya


Madalyalar maalesef poşetlerin içinde veriliyor.Bahsettiğimiz gibi maraton koşmak bir mentalite kavgası ve bir çok negatif unsur var. Eğer finişte madalyaları boyunlara asılmak suretiyle takdim edilirse, bu koşucu için güzel bir anı yaratacaktır. Diğer bir gözlemimiz ise son 5 yıldır tüm maraton madalyaları aynı tipte ve modelde olduğu. Gönüllü bir tasarım yarışması ile İstanbul’u temsil edecek çok güzel bir madalya yapılabilir. Koşucuların en çok önem verdiği koşu hatırası ve yıllarca sakladığı madalyalara gereken önemin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Köprü Üzeri Kontrol


Köprü üzerinde yarış başlamadan en az yarım saat önce yarışla ilgisi olmayan, akredite olmamış kimse bırakılmamalı ve araç geçişleri üst düzey güvenlik önlemleri ile yapılmalıdır. Geçmiş dönem maratonlarda köprü üzerinde sigara içerek gezen ve koşuculara laf atan onların motivasyonunu bozan sivillere dahi rastlanmıştır. Bu durum, maraton koşanlar açısından kabul edilemez bir manzara oluşturmaktadır.

Yarış Esnasında Beslenme


Parkur içerisindeki besleme noktalarının sıklığı güzel ayarlanmakta olup, maalesef yeterli malzeme bulunmamaktadır. En azından taze meyveler ve enerji jelleri bu beslenme noktalarına ilave edilebilir.

Yarış Sonrası Beslenme


Finiş çizgisinden sonraki alanı eğer daha fazla su ve yemekle donatabilirseniz, insanların bütün yorgunluğu bir anda azalır ve organizasyon adında hafızalarda en çok kalan bu finiş oluşumu olur. Bu da organizasyonunuz için güzel bir prestij sağlar. Yine yurt dışından örnek vermek gerekirse. Stockholm ve Roma maratonları en çok bu alanı ile konuşulmakta.





Olası İstanbul Maratonu Senaryosu "Yıl 2023"


İstanbul Maratonu "Kadına Şiddete Hayır" sloganı altında, Pazar günü 33 bin koşucunun katılımıyla ve 240 binden fazla destekçi tarafından büyük bir heyecan ile birlikte koşuldu. Kapalı bir havaya rağmen yarışın atmosferi ve koşucuların tutkusu yarış havası mükemmel hale getirdi. Bu yıl değiştirilen maratonun güzergahı gereği Tarabya sırtlarına kadar uzanan yarışta, Avrupa sahil şeridinin ambiyansı dudak uçuklattı. Yarış boyunca seyirciler bir an olsun desteklerini esirgemediler. Şimdi de biraz yarışa göz atalım.Yarış başlangıcı ve ilk kilometreler gayet sakin geçti. Yarışın ön grubunda Kenya,Etiyopya,Eritre, Mısır , İngiltere ve Türkiye'den oluşan yaklaşık 18 kişilk bir ekip yer alıyordu. Yarışın 25.km sinde, Kenya'lı maratoncu Kiprotich maalesef bir sakatlık geçirerek yarış dışı kaldı. Yarış temposunu yaklaşık 36 km boyunca yine Kenya'lı maratoncu Kimetto belirledi. Son 5km'ye girerken Dolmabahçe semalarında ön grup azala azala üç kişiye düşmüştü. Kenya'dan Kimetto, İngiltere'den Galen Rupp ve milli maratoncumuz Ercan Arslan son kilometrelerde kıyasıya bir mücadele içerisine girdiler. Galen Rupp Gülhane Parkı'na girerken atak yaparak kendini öne attı. Yarışın son kilometresi tam bir adrenalin patlaması haline gelmişti. Kimetto ve Ercan , Rupp'ın temposuna ayak uydurmakta zorlanıyordu. Parkın çıkışına gelmeden Kimetto da Rupp ' ı yakalamak için son gücüyle koşmaya başladı. Kimetto ve Rupp, Ercan'ın yaklaşık 50 metre önünde Gülhane Parkı'ndan çıkıp Sultanahmet'teki finişe doğru son sürat ilerliyorlardı. Ercan Gühane Park'ndan çıktığı an "Volt Floyd" koşu grubunun kulakları sağır eden tezahüratı sayesinde kendine geldi. Ercan'ın profesyonelliğinin ilk yıllarında bu grupla birlikte bir çok yarışa girmiş olduğunu yarış sonundaki araştırmamızdan öğrenecektik. Yarışın son düzlüğüne gelirken Ercan akıllara durgunluk veren bir atakla birlikte finişe metreler kala Rupp ve Kimetto’yu geride bırakarak, 1992 den beri ilk defa bir Türk atletin İstanbul Maratonu’nda birinci olmasını sağladı. Ercan’ı tebrik ediyoruz ve bu sonucun gelecek nesillerde Türk atletizmine faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.




#42for42 projesine nasıl destek olabilirsiniz?


Motivasyon:


Maraton çok uzun bir mesafe ve dayanıklılık yarışı. Bu sebeple motivasyonu üste taşıyacak en ufak bir etki bile çok önemli. Maratona katılmıyorsanız bile o gün dışarı çıkıp maratonculara tezahürat ederek destek verebilirsiniz. Emin olun koşan insanlar için bu destek tarif edilemez bir motivasyon sağlayacak. Aynı zamanda yarışın son kilometresinde Gülhane Parkı çıkışında oluşturacağımız "Cheer Zone" a da katılım sağlarsanız bizleri çok mutlu edersiniz. Her türlü yaratıcı pankart ve dövizini yanınızda getirip motivasyon çıtasını bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz.


İletişim Ağı:


Eğer #42for42 projemize inanıyor ve maraton karakterini olumlu yönde değiştireceğini düşünüyorsanız, hali hazırda bu projemize yardım yapamıyor olsanız bile yardım edebilecek birlerini tanıyorsanız , lütfen onlarla iletişime geçin. Hep beraber insanlara projemizi anlatalım. Ne kadar çok viral bir yapıya bürünebilirsek , o kadar çok destek alacağımızı düşünüyoruz. Bu bağlamda sosyal medya hesaplarınızı da projeye destek vermek için kullanabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar ile daha fazla insanın #42for42 projesinden haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.


Toplum için Sanat:


Volt Floyd #42for42 projesiyle birlikte koşu topluluğuna hizmet etmeyi planlıyor. Koşucular için de bir çok konuda olduğu gibi görsellik çok önemli. Eğer grafik tasarım, graffiti , güzel sanatlar veya fotoğrafçılık ile ilgileniyorsanız, film yapımı , kurgu, montaj konusunda bilginiz varsa lütfen bizimle irtibata geçin. Proje boyunca sesimizi duyurmamızı sağlayacak yaratıcı yaklaşımların hepsine kapımız sonuna kadar açık. Kendi şehrimizin görselliğini kendi maratonumuz için kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Sizlerin sayesinde maraton hikayelerini insanlara daha etkili anlatabileceğimiz fikrine sahibiz. Destekleriniz gerçekten bizler için çok önemli.


Sponsorluk:


Ülkemizde kafa açan fikirlerin desteklendiğini yavaş yavaş görebiliyoruz. #42for42 projesi bizim koşu kültürü için ortaya attığımız bizleri heyecanlandıran bir proje. Eğer sizler de bizim kadar bu heyecanı paylaşıyorsanız, ve maddi yönden destek vermek isterseniz, markanızı ve isminizi en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimize dair fikir alışverişi yapmaktan mutluluk duyarız. Maratonda ter döken her bir insan bu değişim için harekete geçerken onları desteklemek hepimize düşüyor. İletişim için her türlü bağlantımızı kullanmaktan çekinmeyin lütfen.

Mail Listesine Katıl


0